 | Miktar: Pek çok erkek kendi semen miktarını
az ya da fazla bulabilir, ancak normal kabul edilen miktar 2-6 mL
arasıdır. Bu hacmin çok az bir kısmı spermler tarafından oluşturulurken
büyük kısmı spermleri taşımaya yarayan prostat bezi salgısıdır. Miktar çok
az olur ise spermlerin hedefe ulaşması güçleşebilir. Benzer şekilde çok
fazla olduğunda da sperm konsantrasyonu azalacağından gebelik şansı
azalabilir. |
 | Akışkanlık: Semen ejekülasyon esnasında jel
kıvamındadır. Yaklaşık 30 dakika içinde sıvılaşır ve akışkanlık kazanır.
Eğer sıvılaşma olmaz ise spermlerin serbestçe hareket etme şansı azalır ve
dolayısı ile gebelik olasılığı da düşer. |
 | pH: Normalde semen bazik bir sıvıdır. Bu
spermleri vajinadaki asidik ortamdan korur. pH dengesindeki bozukluklar
spermlerin yaşama şansını azaltır. |
 | Fruktoz: Bu şeker sperm hareketi için enejri
sağlar. Yokluğu erkek üreme sisteminde bir tıkanıklık olduğunu düşündürür. |
 | Sayı: Ejekülatta bulunan sperm sayısı çok
önemlidir. Mililitrede 20 milyondan daha az sperm olmasına düşük sperm
sayısı, 10 milyondan az olmasına da çok düşük sperm sayısı adı verilir. Bu
durum genel olarak oligospermi olarak adlandırılır. Bazı durumlarda ise
ejekülatta hiç sperm olmaz. Buna azospermi denir. Semen tamamen normal
görünmesine rağmen içinde sperm yoktur. Bu durumda testis biopsisi ile
sperm aranır (TESA) |
 | Hareket: Sayıdan daha önemli olan spermin
kalitesidir. Spermin yumurtaya ulaşabilmesi için yüzmesi yani hareket
etmesi gerekir. Normalde spermlerin %50'sinin ileri doğru hereket etmesi
gerekmektedir. |
 | Şekil: Sperm kalitesinin en önemli
göstergelerinden biride şekilleridir. Şekli normal olmayan spermlerin
dölleme yeteneği düşüktür. Normal bir örnekte spermlerin %30'unun normal
şekilli olması gerekir. |