Rutin ultrasonografi gebelik takibinde, bebeğin gelişiminin seyrini
değerlendirmede tüm anne adaylarında kullanılan, yani "bildiğiniz"
ultrasonografidir. Rutin denmesinin nedeni, günümüzde gebelik takibinde
ideal olarak her gebelikte uygulandığında, anne adayı ve bebek sağlığının
korunmasında önemli avantajlar sağlaması nedeniyle rutin olarak her anne
adayına önerilmesidir. Her kadın-doğum uzmanının eğitiminde rutin
ultrasonografi uygulaması yer alır.
Rutin ultrasonografi bir gebelikte kaç kez yapılmalıdır?
Bu sorunun cevabı ekolden ekole, ülkeden ülkeye, doktordan doktora değişir.
Ultrasonografi aletleri pahalıdır ve uzman doktor sayısı da anne adayına her
doktor kontrolünde ultrason yapılabilmesi için yeterli değildir. Esasen her
doktor kontrolünde ultrason yapılması gerekli de değildir.
Bilgilerimize ve tecrübelerimize göre bir gebeliğin aşağıdaki aşamalarında
ultrason mutlaka yapılmalıdır:
Erken gebelik dönemi: Gebelik tanısı laboratuar incelemeleri ve
jinekolojik muayeneyle rahatlıkla konabilir. İkinci adım, tanısı konan
gebeliğin sağlıklı olup olmadığının ortaya çıkarılmasıdır. İlk trimesterde
özellikle dış gebelik ve mol gebeliğin tanısının erken konması anne adayının
bu iki durumdan daha kolay "kurtulmasına" yardımcı olur. Dış gebelikte erken
tanı gebeliğin laparoskopiyle tedavisine imkan tanır. Mol gebeliği de ne
kadar erken tanınırsa, o kadar erken tahliye edilir. Yine erken gebelik
döneminde bazı ultrason bulguları bebeğin "gelişmediğini" gösterdiğinde,
kesin sonuç olan düşüğü beklemek yerine gebelik tahliye edilebilir.
Yine erken dönemde çoğul gebelik tanısı kolaylıkla konabilir. Çoğul gebelik,
doktor takibini değiştiren bir gebelik türüdür ve tanısının erken dönemde
konması anne adayına ve gebeliği takip eden doktora önemli avantajlar
sağlar.
Erken gebelik dönemi ultrasonunun diğer önemli bir avantajı da SAT'ın (son
adet tarihi) doğrulanmasıdır. Böylece gebeliğin kaç haftalık olduğu
konusunda ileride oluşabilecek muhtemel bir karmaşa giderilmiş olur.
16-24. haftalar arası: Bu haftalar arasında bebeğin organ gelişimi
nispeten tamamlanmıştır ve organlar ultrasonda nispeten kolay görülür hale
gelir. Büyük gelişim kusurları (anensefali (bebeğin beyin dokusunun
olmaması), nöral tüp defektleri (bebeğin omuriliğinin bir defektten dışarı
çıkması), böbrek agenezisi (böbreklerin olmaması), kol-bacak gelişim
kusurları, karın duvarı defektleri (karın duvarında yapısal kusur olarak
varolan bir "delikten" organların dışarı sarkması), dudenal atrezi (on iki
parmak barsağında tıkanıklık)) bu ultrasonda saptanabilir. Ultrason 24.
haftaya ne kadar yakın bir zamanda yapılırsa, bu tür gelişim kusurlarının
yakalanma şansı artar. Bazı anomali türleri ise daha geç ortaya çıkabilir.
Gebeliğin takibinde bir sorun saptandığında: bu iki ultrason
yapıldıktan sonra imkanlar elvermediği takdirde takip ultrason olmaksızın
devam ettirilebilir. Bu takiplerde kanama, "karnın büyümemesi", bebek
hareketlerinin olmaması veya azalması veya diğer bazı normal dışı durumlarda
sorunun aydınlatılması ve tedavinin planlanması için ultrason yapılmalıdır.
Yine bilgilerimize ve tecrübelerimize göre bir gebeliğin aşağıdaki
aşamalarında ultrason zorunlu olmamakla beraber, yapılmasında fayda vardır:
11-14. haftalar arasında: 11-14 testi giderek yaygınlaşmaktadır. Hem
Down sendromu taraması, hem de bu gebelik haftalarında görülebilecek
anomalilerin erken tanısında önemli avantajlar sağlar. Yukarıda saydığımız
anomalilerin önemli bir kısmı bu gebelik haftalarında yapılan ultrasonda da
saptanabilmektedir .
19-23. haftalar arasında yapılan ayrıntılı ultrason: Başta anomalili
bebek doğurma açısından riski nispeten yüksek olan anne adaylarında (örnek:
daha önceden anomalili doğum yapmış olmak, diabetli (şeker hastalığı) olmak,
yakın akrabalarında anomalili doğum öyküsü olmak gibi) ideal olanı, tüm anne
adaylarına bu incelemenin yapılmasıdır. Ancak ayrıntılı ultrason çözünürlüğü
çok daha yüksek ultrason aletleri ve bu konuda tecrübesi olan uzman doktor
gerektirir ve hiç bir ülke her anne adayına ayrıntılı ultrason uygulaması
önerecek "güce" sahip değildir. Dahası, yukarıda 16-24. haftalar arasında
yapılması önerilen ultrasonda, nispeten sık görülen anomaliler dikkatlice
bakıldığında zaten saptanabilmektedir. Ayrıntılı ultrason yukarıdakilere ek
olarak özellikle kalp anomalilerinin ve tecrübeli bir gözün kolaylıkla
tanıyabileceği anomalilerin görülmesine olanak tanır (örnek: dudak-damak
yarıklarının "en zor görülenleri", Down sendromu ve diğer kromozom
anomalilerine işaret edebilecek "küçük" bulguların saptanması). Bu haliyle
ayrıntılı ultrason günümüzde yalızca anomalili doğum yapma riski yüksek olan
anne adaylarına önerilen bir inceleme olarak varlığını sürdürmektedir.